Günümüz klarnet icrasının belirgin bir niteliği vardır: tek bir türe bağlı kalmamak. Aynı programda klasik bir eser, bir caz standardı ve bir halk müziği kaynaklı parça yan yana yer alabilir.
Anat Cohen bu yaklaşımın bilinen örneklerinden biridir; Brezilya müziği, caz ve çağdaş yazı aynı repertuvarda buluşur. Bu, icracıdan çok yönlü bir teknik dağarcık ister.
Birincisi ton esnekliğidir. Her gelenek farklı bir ton bekler; klasik bağlamda ölçülü, cazda daha nefesli, halk müziği kaynaklı parçalarda daha keskin.
İkincisi ritmik uyumdur. Swing söyleyişi ile eşit bölünen Latin ritimleri farklı yerleşim ister.
Üçüncüsü süsleme dilidir; her geleneğin kendi süsleme dağarcığı vardır ve bunlar birbirinin yerine kullanılamaz.
Dördüncüsü dinleme genişliğidir. Bu çeşitlilik teknikle değil, dinleme birikimiyle kazanılır.
Kursiyer açısından çıkarılacak sonuç şudur: tür seçimi bir sınırlama değil, dağarcık genişletme fırsatıdır. Derslerimizde repertuvar, kursiyerin ilgi alanına göre farklı geleneklerden seçilerek çeşitlendirilir.